Engilish
Ürünlerimiz Galeri Hakkımızda İletişim
  Tedavi Alanlarımız >> Lazer Epilasyon  
 
 
 
 
 
 
 

 

LASER EPİLASYON

Hangi Epilasyon Yöntemi Size Uygun ?

  • Bayanlar İçin Epilasyon
  • Erkekler  İçin Epilasyon

Epilasyon Hakkında Sorular-Cevaplar

Kılın Fizyolojik Döngüsü

Bayanlar İçin Epilasyon

Hormon Bozukluğu Olanlar

Adetleriniz düzensiz ise, adetleriniz geç yada hiç olmuyorsa, yüzde çene altında, bıyık bölgesinde yada yanaklarda sakal tarzında kıllanmanız varsa buna ek olarak göğüsde, göbek üstünde yada bikini bölgesinden göbeğe doğru yayılan kıllanma artışınız varsa, üstelik kilo artışı da bu şikayetlerinize ekleniyorsa hormonal bozukluğunuz söz konusu olabilir. Öncelikle de yumurtalık kökenli (polikistik over sendromu gibi) bir sorununuz olabilir.
Bu durumda kombine bir tedavi önerilir. Bir dermatolog aracılığı ile hormon düzenleyici bir ilaç kullanmalısınız hem de kalıcı epilasyon yöntemlerinden birini seçmelisiniz. Eğer küçük bir alanda şikayeteleriniz varsa, kısıtlı bir bütçeye sahipseniz elektroliz epilasyonu (iğneli epilasyon) tercih edebilirsiniz. Elektroliz epilasyon tercihini yaparken ucuza kaçmayın, mutlaka bir arkadaşınızın deneyiminden yararlanın. Bir yada bir kaç arkadaşınızın memnun kaldığı bir teknisyene bu işi yaptırın: Unutmayın ki elektroliz epilasyon tam bir hüner ve tecrübe işidir. Gösterişli dekorasyonlar, ışıltılı salonlar sizi yanıltmasın.

Lazer epilasyon hormonal bozukluğa bağlı kıllanma şikayetinin giderilmesinde, ilaç tedavisine ek olarak yada tek başına kullanılmak suretiyle etkili bir diğer yöntemdir. Seans ücretleri başlangıçta yüksek gibi gelebilir ancak toplam seans sayısı 6-8 ile sınırlı kaldığında elektroliz epilasyondan cok pahalıya gelmiyecektir.

Buna karşılık etkinlik ve yan etki üstünlüğü dışında, daha az ağrı çekeceğinizi ve kazanacağınız zamanı da hesaba katarsanız aradaki farka değer diye düşünebilirsiniz. Hormonal bozukluğa bağlı yüz bölgesi kıllanmasında, flaş lamba/IPL tedavisinin, bazı vakalarda paradoksal kıllanma (ışın uygulanan bölgelerde kıllar azalırken uygulanmayan komşu bölgelerde kıllanma görülmesi) artışı yapabileceği bildirildiğinden, bir kaç seans sonunda ışın uygulanmayan bölgelerde kıllanma görülürse flaş lamba ışın tedavisi yerine lazer epilasyonla tedaviye devam edilmelidir.

Gebelikden sonra artan kıllanma durumu da bayanların en sık tedavi arayışı içine girdikleri dönemdir. Bu da hormonal bir bozukluk sonucu gelişir ancak geçici bir durumdur. Yine de kılların tamamen dökülmesi aylar hatta yıllar alabilir. Emziren annelere kimyasal tüy dökücü kremler ve vaniqa önerilmemektedir. Ancak lazer epilasyon yaptırmalarında hiçbir sakınca yoktur. Gebelerde lazer kullanımı ile ilgili olarak şu ana kadar yapılmış bir çalışma olmadığından, teorik olarak bir zararı olmadığı bilinmesine rağmen lazer tedavileri gebelere önerilmez.

Genetik Yada Yapısal Kıllanma Sorunu Olanlar

Kıllanma sorunu ağırlıklı olarak bu grubta yaşanmaktadır. Bu gruba giren olgularda kıllanma, daha çok vucut alanlarında, bacaklarda, kollarda, göbekde ve göğüsde rastlanır. Yüz bölgesinde daha az rahatsız edici boyutdadır. Genellikle ailevi bir özellik gösterir. Kişi ergenlik çağından itibaren sürekli bu kıl sorunu ile yaşar sonradan ortaya çıkan bir durum değildir.
Bu grupta da kıldan arınmak için yine kalıcı ve geçici yöntemler geçerlidir. Geçici yöntemler herkes için aynı özellik taşıdığından kalıcı yöntemlerin seçimi üzerinde durmak gerekir.

Eğer cilt renginiz açık ise yani tipik bir Kuzey Avrupalı kadar beyaz bir cildiniz varsa yada ilk güneşe çıktığınızda ıstakoz gibi kızarıyorsanız ve de koyu renk kıllarınız varsa lazer epilasyon için çok şanlısınız demektir. Bu durumda her model lazer epilasyon ve IPL epilasyondan fayda görebilirsiniz. Ancak lazer yada IPL ye en uygun aday olmanız bu işlemin %100 sonuç vereceği anlamına gelmesin en ideal koşullarda bile 6 ay sonra kıllarınızdan ancak %70 oranında kurtulabilirsiniz, neyse ki geriye kalan kılların rengi acılmış ve kıldan çok ayva tüyüne dönmüş olacağından fazla sorun çıkartmayacaktır.

Ten renginiz buğday yada daha koyu ise IPL/plash lamp epilasyon sistemlerini tercih etmek daha uygun olabilir. Ruby ve alexandrite lazerler ile koyu tenlerde yan etki daha fazla, etkinlik daha düşüktür.
Ten renginiz oldukça koyu ise tipik olarak Arap yada Akdeniz ırkı cilt yapısına sahipseniz Nd Yag Lazer yada elektroliz epilasyon sizin için en uygun epilasyon yöntemi olacaktır.

Batık kıllarda yani kıl gövdesinin deri içinde kıvrılıp dönmesi sonucu deri içinde kalması nedeniyle oluşan ve yabancı cisim etkisi ile ciltte kızarma,kabarma ve sivilcemsi görünümle karakterize cilt bozukluğu olanlarda da lazer epilasyon tek tercih edilecek tedavi yöntemi olarak değerlendirilmektedir.
Keloid denen aşırı nedbe dokusu oluşturan bir cilt yapınız varsa, sedef hastalığı, siğil, kıllı kahverengi benleriniz, cilt üstünde iyileşmeyen kabuklanmalar( keratoz), uçuk, akne yada renk bozukluğu ile giden cilt hastalıklarınız varsa hangi yöntemle epilasyon yaptıracağınıza bir dermatoloğa danışarak karar verin.

Erkekler İçin Epilasyon

Son yıllarda gelişen sosyokültürel anlayış erkeklerin de epilasyona daha sıcak bakmalarına neden olmuştur. Transseksüeller dısında heteroseksüel erkeklerde sıklıkla epilasyon talebi olan bölgeler,yüzde şakak üstü sakalları, kulak kepçesi üstü kılları, boyun ve ense kılları, göğüs ve sırt-omuz bölgesi kılları olmaktadır. Klasik olarak jilet ile traş halen en geçerli ve ucuz kıldan kurtulma yöntemidir. Ancak kalıcı bir kurtuluş isteniyorsa şakak üstü bölge gibi küçük alanlarda elektroliz epilasyon tercih edilebilir. Ancak sırt omuz gibi geniş alanlar ancak lazer ve IPL/flash lamp gibi yüksek teknoloji destekli epilasyon yöntemleri ile mümkün olmaktadır.

Erkekler için yapılmış uzun dönemli kontrollu çalışma olmadığından bu sistemlerin etkinliği konusunda kesin bir garanti vermek mümkün olmamaktadır. Ancak ampirik gözlemler erkeklerde de IPL lazer epilasyon sistemlerinin etkili olduğunu göstermektedir. Erkeklerde kıl folikulleri daha kalın ve melanin yönünden daha zengin olduğundan teorik olarak kadınlara göre lazer epilasyona daha iyi cevap vermeleri beklenir. Ayrıca erkeklerde mutlak kılsızlık aranmadığından, kıl kitlesindeki azalma ve kıl yapısındaki incelme tatminkar bir sonuç olarak kabul edilmektedir. Bu olumlu sonuçlar nedeniyle erkekler arasında lazer epilasyona ilgi hızla artarak, lazer epilasyon pazarında erkek müşterilerin oranı %35-40 lara kadar yükselmiştir.

Epilasyon Hakkında Sorular-Cevaplar

 1. IPL - Teknolojisiyle tüyler nasil alinir ?

Yüksek enerjili flaş lambası, gelişme aşamasındaki (anagen faz) tüylerin köklerine giden damarların seçilerek faaliyetlerini durduran, çeşitli dalga boylarina sahip kısa ve yoğun ışık empülsiyonları oluşturur. "iPulse IPL" ışık kaynağinin geniş spektrumu (500 ila 1200nm arasindaki) özel filtrelerden geçirilerek, kişinin cilt tipi (açik tenliden esmer tenliye kadar) ve saç rengine (beyaz, gri, sarişından esmere kadar) adapte edilir. Flas lambasinin ışığı iyi soğutulmus bir "El aparati" üzerinden, 20 ila 35 J/cm2 ile zarar vermeden deriye girer. Bu sırada, ön görülen deri bölgesi düz bir kareye benzer şekilde kademe kademe uygulamaya tabi tutulur, yani tek tek tüylerin alınması yerine tüm yüzey işleme tabi tutulur. Vücudun çesitli bölgelerine bağli olarak tüylerin sadece yaklasik % 30'u anagen fazda oldugu için, 3 ila 6 tedavilik bir süreçten sonra başarı elde edilir. Diğer aşamalardaki tüylerde, eski tüy kökünün ucu önceden yerine yerleşmistir ve bu nedenle yüksek enerjili flas ışığından zarar görmez.

 2. IPL teknolojisinin alişilmiş lazer terapisinden farki nedir?

IPL tekniği (Intenses Pulsed Light), lazer teknolojisinin sürekli olarak gelişmesi ile ortaya çıkmıstır. Yüksek enerjili empulsiyona sahip bir flas ışığı elde etmek için burada da lazerle bağlantılı bir ışık demeti kullanilir.
Alışılmış lazer ışığının aksine IPL teknolojisi kişiye özel deri özelliklerini algılayabilir ve bu nedenle çok daha az yan etkiye sahiptir.
Özel etki mekanizmasi sayesinde (deri üzerinden de tüy köküne doğru) lazerli epilasyonun aksine (sadece tüyün üzerinden tüy köküne) her türlü tüy ve deri tiplerine tedavi uygulanabilir.

 3. Tüy alma hangi aşamalarda gerçekleşir ?

Uygulamaya soğutucu jelin sürülmesiyle başlanır. İyice soğutulmuş el aparatı hazırlanmış derinin üzerinde tutulur ve ışık empulsiyonlari istenmeyen tüyleri köklerinden yakalamaya başlar.
Uygulama sırasında büyüme aşamasında olan tüyler, uygulamayi takip eden 3-20 gün içinde dökülmeye başlar. Tümüyle ağrısız ve hafifçe kızarma arasında şeyler hissedilebilir. Lokal anesteziye gerek yoktur. Prensip olarak sadece aktif olan tüyler (anagen faz) sürekli tüy alma işlemine tepki verdiği için, doğal olarak birden çok seans gereklidir.
Seanslarin adedi vücut bölgesine, tüylenmenin yoğunluğuna, tüy köklerinin rengine ve derinliğine bağlıdır ve genel olarak 4 ila 8 seansta başarılı sonuçlar elde edilir.

 4 . Hangi Yan Etkileri bekleyebilirim ?

500-1200 nm dalga boyu, maksimum 20 J/cm2 enerji ile tüylerin sürekli bir şekilde uzaklaştırılması sağlanabilir. Gerekli seans sayısı deri tipi, saç rengi, saç büyümesi, saç köklerinin derinligi ve işlemin uygulanacağı vücut bölg